Çekirdek Enflasyonda %3,5 Beklentisi ve Biten Sabır
Makroekonomik cephede gözler, bu hafta yayımlanacak çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) verisine çevrildi. BofA, söz konusu raporun yıllık bazda %3,5 seviyesinde bir enflasyona işaret edeceğini öngörüyor. Gümrük tarifelerindeki değişimler ve tek seferlik fiyat artışlarının bu yükselişte pay sahibi olduğu belirtiliyor.
Kurumun ekonomistlerinden Aditya Bhave, süreci "Fed'in enflasyon sorunu açık bir şekilde daha da kötüleşti" diyerek yorumluyor. Bhave'ye göre merkez bankası başlangıçta tarifelerin etkisini göz ardı etme eğilimindeydi; ancak art arda yaşanan arz şokları kurumun sabrını taşırdı. Konut sektöründen gelen dezenflasyon etkisinin büyük ölçüde tamamlandığını aktaran Bhave, diğer temel hizmet kalemlerindeki fiyat katılıklarının da sürdüğüne dikkat çekiyor. BofA analistlerine göre bu zorlu tablo, Fed'i her biri 25 baz puan değerinde üç faiz artırımı yapmaya zorlayabilir.
Kevin Warsh Dönemi: Jeopolitik Riskler ve Şahin Mesajlar
Art arda beş yıldır %2 oranındaki resmi enflasyon hedefini yakalayamayan Fed, bir yandan İran savaşı diğer yandan ise ABD Başkanı Donald Trump'ın uyguladığı gümrük tarifelerinin yarattığı yeni ekonomik sınamalarla mücadele ediyor. Bu çalkantılı dönemde görevi üstlenen Kevin Warsh, piyasalara verdiği ilk mesajlarda "fiyat istikrarı" kavramını merkeze alarak dikkatleri üzerine çekti.
Senato'daki onay sürecinde faiz indirimlerine kapıyı aralayan Warsh'un, başkan koltuğunda çıktığı ilk basın toplantısında gevşek para politikasına hiç değinmemesi piyasaların radarından kaçmadı. Ekonomist Aditya Bhave, yeni başkanın enflasyon düşüş eğilimine girene dek zaman kazanmak ve piyasa nezdinde güvenilirlik inşa etmek adına bilinçli olarak şahin bir dil seçtiğini düşünüyor. Ayrıca Warsh'un, yapay zekâ teknolojilerinin yaratabileceği dezenflasyonist etkilere karşı temkinli yaklaşarak mevcut politikanın henüz yeterince kısıtlayıcı olmadığını belirtmesi de bu sert duruşu destekliyor.
Piyasa Fiyatlamaları ve Kritik Tarihler
Vadeli işlem piyasalarında da beklentiler yeniden şekillenmiş durumda. CME Group'un FedWatch aracındaki güncel verilere göre, eylül ayında en az bir faiz artırımı kararı çıkması yatırımcılar tarafından halihazırda fiyatlanıyor. Yılın sonuna doğru, aralık ayında ikinci bir sıkılaştırma adımının atılma ihtimali ise %50'nin üzerinde değerlendiriliyor.
BofA'nın hazırladığı senaryoda, temmuz ayında alınabilecek bir faiz artırım kararı da ihtimaller dahilinde tutuluyor. Ancak analistler, Fed'in olası bir müdahale için kasım ayında gerçekleşecek ara seçimlerin tamamlanmasını beklemeyi tercih edebileceğini de not düşüyor. Kısa ve orta vadede öngörülen tüm bu agresif sıkılaşma ihtimallerine karşın, Bank of America'nın daha uzun vadeli projeksiyonu Fed'in 2027 yılına gelindiğinde faiz oranlarını sabit tutacağı yönünde şekilleniyor.
