Türkiye'nin sanayi üretimindeki en güçlü kaslarından biri olan ve küresel üretim hacminden aldığı yüzde 7'lik pay ile Avrupa'nın birinci, dünyanın en büyük ikinci beyaz eşya üretim merkezi konumunda bulunan sektör, 2026 yılına zorlu bir başlangıç yaptı. Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) tarafından kamuoyu ile paylaşılan son veriler, sektörün hem iç hem de dış pazarda belirgin bir daralma sürecine girdiğini işaret ediyor. 2025 yılı itibarıyla 29 milyon adetlik devasa bir üretim kapasitesine ulaşan; Ar-Ge, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm yatırımlarıyla öne çıkan sektör, bugünlerde artan üretim maliyetlerinin ve küresel çapta daralan talebin baskısı altında.
2026'nın İlk Yarısında Rakamlar Alarm Veriyor
Açıklanan resmi piyasa sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk yarısında 6 ana beyaz eşya ürün grubunu kapsayan iç pazar satışları, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7 oranında geriledi. Asıl endişe verici tablo ise döviz girdisinin ana kaynağı olan ihracat kanadında yaşandı. Son yıllarda kademeli olarak ivme kaybeden dış satışlar, bu yılın ilk altı ayında tam yüzde 19 oranında azaldı. Satış kanallarındaki bu çifte daralma, fabrikalardaki bantlara da doğrudan yansıdı ve üretim miktarı yüzde 15 oranında geriledi. Yılın ilk yarısı itibarıyla gerçekleşen toplam satış adedi ise yine yüzde 15'lik kayıpla 13.026.952 adet seviyesine indi.
Sadece Haziran ayı özelinde incelendiğinde bile sektördeki negatif tablonun sürdüğü görülüyor. Yılın altıncı ayında üretim aynı seviyede tutunmayı başarsa da, iç satışlar yüzde 15, ihracat ise yüzde 11 oranında küçüldü. Bu dönemdeki toplam aylık satış ise yüzde 12 azalarak 2.033.470 adet olarak kayıtlara geçti.
Sektörün Geleceği İçin "Rekabetçilik" Vurgusu
Beyaz eşya ekosistemi, Türkiye ekonomisi için sadece kritik bir sanayi dalı değil; aynı zamanda 60 bin kişiye doğrudan, 600 bin kişiye ise dolaylı istihdam sağlayan geniş çaplı bir iş kapısı konumunda. Sektörün 2025 yılında ulaştığı 20,2 milyon adetlik ihracat hacminin ardından gelen bu keskin düşüş, ileriye dönük yatırım planlarını da zorluyor. Bilgepara.com okurları ve piyasa takipçileri için mevcut tabloyu değerlendiren TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül, yaşanan daralmanın temel nedenlerine dikkat çekti. Başkan Şengül, "Sektörümüz, küresel pazarlarda yaşanan ihracat daralmasının temel nedenleri arasında rekabet gücümüzdeki zayıflama ile dış ticaret politikalarının yarattığı ilave maliyet ve yüklerin bulunduğunu uzun süredir dile getirmektedir. Gelinen noktada, ihracattaki düşüş eğiliminin maalesef devam ettiğini görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Avrupa gibi köklü ve regülasyonları zorlu pazarlarda, kamu ile özel sektörün yıllara yayılan ortak çabasıyla inşa edilen güçlü pazar payının kaybedilme riski taşıdığını belirten Şengül, uyarılarını şu sözlerle tamamladı: "İhracat pazarlarındaki kayıpların sürmesi, sektörün bugünkü performansından ziyade gelecekteki yatırımlarını, istihdamını ve üretim kapasitesini belirleyici niteliktedir. Sektörün sürdürülebilirliği için rekabetçiliği yeniden güçlendirecek, ihracatı destekleyecek ve üretim maliyetlerini dengeleyecek adımların atılması artık büyük önem taşıyor."
