Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye'nin yeni dönem ekonomi politikalarının yol haritasına dair net mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çalışmalara dikkat çeken Bakan Şimşek, ülkenin kalkınma vizyonu çerçevesinde verimliliği merkeze alan ve yüksek katma değerli üretimi teşvik eden adımların süreceğini ifade etti. AK Parti tarafından hazırlanan "Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır" temalı videoyu alıntılayan Şimşek, makroekonomik istikrarı tahkim edecek rasyonel politikaların kararlılıkla uygulanacağının altını çizdi.

​Kamu Maliyesi ve Borçlulukta Çarpıcı İyileşme

​Bakanlığın paylaştığı resmi verilere göre, kamu maliyesindeki disiplin uzun vadeli rakamlara yansıdı. Geçmiş yıllarda %11 seviyelerinde seyreden bütçe açığının milli gelire oranı büyük bir düşüş ivmesiyle %2,9'a çekildi. Aynı dönemde genel yönetim borç stoğunun milli gelire oranında da ciddi bir daralma kaydedilerek, oran %71,2'den %23,8 seviyesine geriletildi. Kamu bütçesi üzerindeki en büyük baskılardan biri olan faiz harcamalarının bütçe giderleri içindeki payı %43'ten %14'e, vergi gelirleri içindeki payı ise %86'dan %18,6'ya düşürülerek devletin mali yapısı çok daha güçlü bir zemine oturtuldu.

​Doğrudan Yatırımlar ve İhracatta Tarihi Büyüme

​Yabancı sermaye girişleri ve dış ticaret verileri, Türkiye ekonomisindeki yapısal dönüşümü gözler önüne serdi. 1975-2001 yılları arasındaki periyotta ülkeye gelen toplam doğrudan yabancı yatırım yalnızca 14 milyar dolar seviyesinde kalırken, 2002-2025 döneminde bu rakam 288,9 milyar dolar bandına ulaştı. Dış ticaretteki atılımlarla birlikte ihracat hacmi 36,1 milyar dolar seviyesinden 273,3 milyar dolar seviyesine fırlarken, Türkiye'nin dünya ihracat pastasından aldığı pay %0,55'ten %1,04'e yükseldi. Bacasız sanayi olarak adlandırılan turizm sektöründe ise gelirler 12,4 milyar dolar seviyesinden 65,2 milyar dolar seviyesine çıkarken, ülkeye gelen ziyaretçi sayısı 15,2 milyon kişiden 63,9 milyon kişiye ulaştı.

​Reel Sektör, Çiftçi ve Esnafa Güçlü Finansman Desteği

​Üretim ve ihracatı önceleyen ekonomi yönetimi, reel sektörün finansmana erişim kanallarını da rekor seviyede genişletti. 2002-2025 yılları arasında uluslararası kalkınma ortaklarından proje ve program finansmanı amacıyla toplamda 125 milyar doların üzerinde bir dış kaynak Türkiye'ye kazandırıldı. Tarım ve ticaretin belkemiği olan çiftçi ile esnafın krediye erişim kapasitesi ise devasa boyutlara ulaştı. Çiftçilerin kredi ve finansman bakiyesi 735 milyon lira seviyesinden 833 milyar lira seviyesine sıçrarken; kullandırılan bu kredilerin faiz yükünün yaklaşık %70'i doğrudan Hazine tarafından sübvanse edilerek karşılandı. Benzer bir şekilde esnaf ve sanatkarların finansman bakiyesi 153 milyon lira seviyesinden 297 milyar lira bandına taşındı. Küresel pazarlardaki rekabet gücünün artırılması amacıyla ihracatçılara sunulan kredi ve sigorta destekleri ise 5 milyar dolar seviyesinden 54,2 milyar dolar seviyesine yükseltildi.

​Kişi Başı Milli Gelir ve Rezervlerde Yeni Zirveler

​Ekonomik büyümenin ve gelir dağılımının önemli göstergelerinden olan kişi başı milli gelir ve döviz rezervlerinde de yeni zirveler test edildi. Verilen bilgilere göre, kişi başına düşen milli gelir 3 bin 616 dolar seviyesinden ivmelenerek 18 bin 40 dolar seviyesine kadar tırmandı. Dış şoklara karşı ekonominin en önemli sigortası konumunda olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri ise Temmuz 2026 itibarıyla yaklaşık 160 milyar dolar bandına ulaşarak finansal sistemin dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı.