Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında varılan tarihi mutabakat, Orta Doğu’da kartların yeniden karılmasına neden olurken finans piyasalarında da taşları yerinden oynattı. Bölgesel gerilimin düşeceği ve jeopolitik risklerin azalacağı beklentisi, İsrail piyasalarında sert bir satış dalgası başlattı. Tel Aviv borsasında özellikle savunma, finans ve sigorta sektörü hisseleri jeopolitik yumuşamadan olumsuz etkilendi.

Sektörel Çöküş: Finans ve Sigorta Hisseleri Ağır Darbe Aldı

​Güne alıcılı ve pozitif bir seyirle başlayan Tel Aviv borsası, diplomatik gelişmelerin ve resmi açıklamaların netleşmesiyle birlikte hızla tersine döndü. İsrail’in önde gelen ekonomi yayınlarından Calcalist’in aktardığı verilere göre, piyasalardaki kayıplar ilerleyen saatlerde derinleşti.

​Borsanın genel durumunu yansıtan gösterge endekslerdeki kayıplar şu şekilde gerçekleşti:

Endeks / Sektör

Yaşanan Değişim

TA 35 Endeksi

%1.00 ile %2.00 arası düşüş

TA 90 Endeksi

%1.00 ile %2.00 arası düşüş

TA 125 Endeksi

%1.00 ile %2.00 arası düşüş

Sigorta Endeksi

%5.00 net değer kaybı

 

Sektörel bazda panik satışlarının etkisiyle bazı şirketlerin hisselerinde anlık kayıplar %8 seviyesine kadar ulaştı. Kanal 12 televizyonu da finans ve sigorta devlerinin, azalan risk primleri ve değişen makroekonomik dengeler nedeniyle yoğun satış baskısı altında kaldığını doğruladı.

​Barış Umutları Savunma Devlerini Vurdu: Trump'tan Hürmüz Açıklaması

​Bölgedeki askeri hareketliliğin ve sıcak çatışma ortamının yerini diplomasiye bırakacağına yönelik fiyatlamalar, en büyük darbeyi savunma sanayisi şirketlerine vurdu. Askeri teçhizat ve savunma sistemlerine olan talebin azalacağı öngörüsüyle, İsrail'in küresel çaptaki savunma hamleleri borsada zemin kaybetti.

  • Elbit Systems: Pazarın en büyük savunma oyuncularından olan şirketin hisselerinde belirgin gerileme kaydedildi.
  • Aerodrome Group: İnsansız araçlar ve askeri teçhizat alanında faaliyet gösteren grubun hisseleri sert değer kaybetti.

​Piyasalardaki bu ani hareketlilik, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı’nın yeniden trafiğe açılarak deniz ablukasının derhal kaldırılacağını duyurmasının ardından tetiklendi. Anlaşma haberi küresel emtia piyasalarında petrol fiyatlarını da aşağı çekerken, Tel Aviv'de askeri harcamalar üzerinden büyüyen şirketlerin değerlemesini doğrudan vurdu.

​"Lübnan" Maddesi İsrail Hükümetini Karıştırdı

​Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından dünyaya duyurulan ve İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi tarafından da teyit edilen mutabakat zaptının, 19 Haziran'da İsviçre'de resmi olarak imzalanması bekleniyor. Ancak anlaşma metninin Lübnan'ı da kapsayacağının ve tüm cephelerdeki askeri operasyonları durduracağının açıklanması, İsrail yönetiminde büyük bir krize yol açtı.

​İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, anlaşmanın Lübnan’ı içeren maddelerine ve geri çekilme şartlarına sert tepki gösterdi. Katz, Lübnan’ın güneyinde işgal altında tuttukları stratejik bölgelerden asla çekilmeyeceklerini ilan ederek şu ifadelerle mutabakata karşı çıktı:

​"Güvenliğimizi tehlikeye atan ve şartları bize danışılmadan dikte edilen hiçbir anlaşmayı tanımıyoruz. Güney Lübnan'daki askeri varlığımızdan ve operasyonel kazanımlarımızdan geri adım atmayacağız."

 

​Ekonomi analistleri, siyasi kanattan gelen bu çatlak seslerin ve bölgesel belirsizliklerin Tel Aviv borsasındaki dalgalanmayı ve satış baskısını bir süre daha canlı tutabileceğini öngörüyor.