Dirençli Ekonomi ve Büyüme Beklentileri
Raporun temel bulgularına göre, ABD ekonomisi hem iç politikadaki dalgalanmalara hem de dış konjonktürdeki değişimlere karşı direncini muhafaza ediyor. S&P analistleri, gümrük tarifelerinden sağlanan kazançlar da dâhil olmak üzere vergi tahsilatlarında gözlemlenen güçlü seyrin, ülkenin mali tablosundaki olası riskleri sınırlandırdığını vurguladı.
Ekonomik aktivitenin geleceğine dair öngörülerini de paylaşan kuruluş, ABD gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 2026 yılında yüzde 2,1, 2027 senesinde ise yüzde 1,9 oranında büyüme kaydedeceğini tahmin ediyor.
Artan Borç Yükü: 2029 Yılında GSYH'nin Yüzde 100’üne Ulaşabilir
Ülke görünümünün "durağan" statüsünde bırakılmasının temel gerekçesi olarak, bütçe açıklarının önümüzdeki birkaç yıllık periyotta yüksek seyretmesine rağmen belirli bir istikrar içinde kalacağı beklentisi gösterildi.
Ancak kuruluş, mali tablodaki yapısal harcama baskılarına da dikkat çekti. Yükselen faiz maliyetlerinin yanı sıra yaşlanan nüfusun beraberinde getirdiği sosyal harcamalar nedeniyle, genel yönetim net borcunun 2029 yılı itibarıyla ABD GSYH'sinin yaklaşık yüzde 100'ü seviyesine tırmanması öngörülüyor.
Kredi Notunda Düşüş ya da Yükseliş Hangi Şartlara Bağlı?
S&P, mevcut kredi notunun gelecekte hangi koşullar altında yön değiştirebileceğine dair net parametreler çizdi:
- Olası Not İndirimi: Önümüzdeki iki yıllık süre zarfında kamu harcamalarının kontrol altına alınamaması veya vergi düzenlemelerinin bütçe gelirleri üzerindeki etkilerinin doğru yönetilememesi risk teşkil ediyor. Bütçe açıklarının piyasa beklentilerini aşması durumunda, kurum ABD'nin kredi notunu aşağı yönlü revize edebileceği uyarısında bulundu.
- Olası Not Artırımı: Buna karşılık, önümüzdeki iki ila üç yıllık vadede proaktif kamu politikalarının devreye alınması tabloyu tersine çevirebilir. Mali performansın iyileşmesi, bütçe açıklarının ciddi anlamda daralması ve kamu borcunun kalıcı bir düşüş trendine girmesi halinde not artırımı masaya gelebilecek. S&P'ye göre, güçlü ve uzun vadeli ekonomik büyümenin sıkı mali tedbirlerle desteklenmesi, borç yükündeki yıllık artış hızını yavaşlatarak ülkenin finansal itibarını daha da güçlendirme potansiyeli taşıyor.
