Çiftçilerin Tesadüfü Tarihi Bir Kazıya Dönüştü
Keşfin yapıldığı "Don Yai Thong Arkeolojik Alanı"nın hikayesi, aslında bu yılın başlarında bölgedeki çiftçilerin tarlalarını sürerken tesadüfen antik bronz davul parçalarına rastlamasıyla başladı. Haber verilmesi üzerine Şubat ayında başlatılan ve halen devam eden detaylı arkeolojik kazılarda adeta bir tarih fışkırdı. Demir Çağı'na kadar uzanan bu özel alanda; 8 insan iskeleti, bol miktarda altın ve bronz süs eşyası ile çeşitli seramikler çıkarıldı. Mezarlardan çıkan bu gösterişli ve değerli buluntular, alanın sıradan bir mezarlık olmadığını, antik dönemin "üst sınıfına" ve zenginlerine ait bir gömü alanı olduğunu kanıtlıyor.
Altın Yüzükteki Gizemli Şifre: "Pushya'nın Koruduğu Kişi"
Kazının en çok dikkat çeken parçaları ise şüphesiz bulunan iki altın yüzük oldu. Yüzüklerden biri düz ve işlemesiz bir altın şerit halindeyken, diğerinin üzerindeki detaylar uzmanları şaşkına çevirdi. İkinci yüzüğün üzerinde antik Hint yazı sistemi olan "Brahmi" alfabesiyle işlenmiş özel bir metin yer alıyordu.
Dil bilimciler ve arkeologlar tarafından yapılan ilk analizlere göre, yüzüğün üzerinde "Pusarakhitasa" yazıyor. Bu ifadenin günümüzdeki karşılığı ise "Pushya tarafından korunan kişi" anlamına geliyor. Tarihi kaynaklara göre Pushya, eski Hint astronomisinde son derece uğurlu, kutsal ve bereketli kabul edilen bir yıldız kümesini temsil ediyor.
2000 Yıl Önceki Kıtalararası Ticaret Ağının Somut Kanıtı
Bilim insanları, Brahmi alfabesiyle özel olarak hazırlatılmış bu yüzüğün sahibinin ya Hindistan kökenli zengin bir tüccar olduğunu ya da Hint kültürüyle çok güçlü bağlar kurmuş yerel bir elit olduğunu düşünüyor. Bu kritik bulgu; altın yüzüklerin sadece estetik birer takı olmadığını, aynı zamanda bundan tam iki bin yıl önce Hint alt kıtası ile Güneydoğu Asya (Tayland) arasında ne kadar canlı, aktif ve güçlü bir kültürel etkileşim ve ticaret ağı olduğunu gözler önüne seren en yeni ve somut kanıt olarak değerlendiriliyor.
Müzelerde Ziyarete Açılacak
Bölgedeki hummalı kazı çalışmalarının önümüzdeki birkaç hafta içerisinde tamamen bitirilmesi planlanıyor. Toprağın altından çıkarılan bu paha biçilmez tarihi eserler, özel restorasyon ve koruma işlemlerinden geçtikten sonra devlet müzelerinde halkın ve tarih meraklılarının ziyaretine açılacak. Arkeologlar, çıkarılan bu son eserler sayesinde bölgenin antik Asya ticaret yollarındaki kilit rolünün çok daha net bir şekilde haritalandırılabileceğini belirtiyor.