Küresel kriz dönemlerinde yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altının fiyatı genellikle yükselme eğilimindedir. Ancak şubat ayı sonunda patlak veren ve aylar süren İran Savaşı, piyasalardaki bu genel kabulü haksız çıkardı. Altının ons fiyatı 28 Ocak'ta gördüğü 5.303 dolar zirvesinden, geçtiğimiz cuma günü itibarıyla 4.235 dolara kadar düştü.
Uzmanlara göre bu sert düşüşün temelinde, savaşın küresel enflasyonu yeniden körüklemesi ve merkez bankalarının faiz indirimine gitmek yerine faiz artırabileceği beklentilerinin güçlenmesi yer alıyor.
Hürmüz Boğazı Krizi Enflasyonu Tetikledi
Al Jazeera'da yer alan habere göre, enflasyondaki yükselişin en büyük tetikleyicilerinden biri, İran'ın misilleme amacıyla Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini engellemesi oldu. Dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin can damarlarından biri olan boğazdaki bu aksaklıklar, enerji fiyatlarını hızla yukarı çekti.
Artan enerji maliyetleri küresel enflasyona doğrudan yansırken, ABD'de enflasyon son üç yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 4,2'ye ulaştı. ABD'de iş gücü piyasasının da güçlü kalmaya devam etmesi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yakın dönemde faiz indirimine gideceği yönündeki beklentileri zayıflattı.
Yüksek Faiz Altının Cazibesini Azaltıyor
Altın, geleneksel olarak enflasyona karşı bir korunma aracı olarak görülse de, yüksek faiz ortamı değerli metal üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bunun en temel nedeni, altının faiz veya temettü getirisi sağlamayan bir varlık olması.
Finans sitesi OptionSpreaders.com'un opsiyon analizleri yöneticisi Justin Cardwell, bu durumu şu sözlerle özetliyor:
"Altın gerçek paraya en yakın varlıklardan biri. Ancak fiyatı yükselmedikçe yatırımcıya gelir sağlamıyor. İnsanlar altını değer kazanacağı beklentisiyle satın alıyor."
Cardwell'e göre yüksek faiz oranları, yatırımcıların risksiz ve sabit faiz getirisi sunan araçlara yönelmesine neden olarak altının parlaklığını gölgeliyor.
Güçlü Dolar Baskısı ve Fed Beklentileri
İran savaşı, dünyada ABD dolarını güçlendiren unsurlardan biri olarak öne çıktı. Küresel piyasalarda altın dolar üzerinden fiyatlandığı için, bu iki varlık genellikle ters yönde hareket ediyor.
Noble Gold Investments CEO'su Collin Plume, doların altın üzerindeki etkisini şöyle değerlendiriyor:
"Dolar güçlendiğinde altın baskı altında kalıyor, dolar zayıfladığında ise altın yükselme eğilimine giriyor. Şu anda dolar güçlü ve altın bunun etkisini hissediyor."
Piyasaların gözü ise tamamen Fed'in atacağı adımlara çevrilmiş durumda. Birkaç ay öncesine kadar faiz indirimi konuşulurken, CME FedWatch verilerine göre Fed'in aralık ayına kadar faiz artırma olasılığı yüzde 50'nin üzerine çıkmış durumda. Plume, 2026'nın en büyük zorluğunun enflasyon ve faizlerin aynı anda yükselmesi olduğunu belirterek, şu an için faiz tarafının ağır bastığını vurguluyor.
Ateşkes İhtimali Altına Nefes Aldırabilir mi?
Geçtiğimiz cuma günü ABD ile İran arasında olası bir anlaşmaya ilişkin çıkan haberlerin ardından altın fiyatlarında hafif bir toparlanma gözlemlendi.
Uzmanlar, savaşın sona erebileceğine yönelik beklentilerin enflasyon kaygılarını hafifleteceğini ve bunun altın için olumlu bir senaryo yarattığını belirtiyor. Ancak Justin Cardwell, savaş bitse dahi fiyatların hızlı yükselmesini engelleyebilecek makroekonomik faktörlerin varlığını koruduğuna dikkat çekerek, altının şu an bulunduğu seviyenin güçlü bir destek bölgesi olduğunu ifade ediyor.