Avrupa'nın en büyük ikinci ekonomisi olan Fransa, küresel derecelendirme kuruluşlarının radarından çıkamıyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, ülkenin zayıflayan borç dinamiklerine dikkat çekerek kredi notu görünümünü "durağan" seviyesinden "negatif"e revize ettiğini duyurdu. Alınan bu karara temel gerekçe olarak; bozulan mali dengelerin ve siyasi arenadaki kutuplaşmaların, ülkenin borç sürdürülebilirliğine dair beklentileri ciddi şekilde zedelemesi gösterildi.

​Büyüme Beklentileri Zayıflıyor, Bütçe Açığı Büyüyor

​Kurumun yayımladığı değerlendirme raporunda, en son Ağustos ayında gerçekleştirilen gözden geçirmeden bu yana makroekonomik tablonun giderek ağırlaştığı vurgulandı. Beklentilerin altında kalan ekonomik büyüme, hızla artan borçlanma maliyetleri ve bütçe açığındaki tehlikeli genişleme, not görünümünün düşürülmesinde başrol oynadı.

​Fitch raporunda ayrıca, Fransa'daki siyasi ve sosyal atmosfere de özel bir parantez açıldı. Kamu hizmetlerindeki aksaklıklar ve tırmanan yaşam maliyetleri nedeniyle sokaklara taşan geniş çaplı protestoların, hükümetin uygulamaya çalışacağı olası bir mali konsolidasyon (sıkılaşma) politikasını çok daha zor bir hale getirdiği belirtildi.

​Daralma Sürpriz Yaptı, Enflasyon Zirveye Çıktı

​Görünüm indiriminin arka planında yatan veriler de Avrupa'da endişe yaratıyor. Fransa ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde piyasaları şaşırtarak daralma yaşarken, Ekim ayı enflasyon oranları 2023 yılının sonundan bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye fırladı. Mevcut ekonomik tabloyu değerlendiren Ekonomi Bakanı Roland Lescure, yaşanan bu kriz ortamını, iç ve dış şokların "daha önce eşi benzeri görülmemiş bir birleşimi" sözleriyle tanımladı.

​Gözler Moody's Kararının Ardından Fitch'teydi

​Piyasalarda yankı uyandıran bu hamle, bir diğer dev derecelendirme kuruluşu Moody's tarafından atılan adımın sadece birkaç gün sonrasında gerçekleşti. Bilindiği üzere Moody's, kısa bir süre önce ülkenin kredi notunu Aa3 seviyesinde tutmuş, ancak risklere işaret ederek görünümü "negatif" olarak belirlemişti. Söz konusu kuruluş, 2027 yılına kadar bütçe açıklarını daraltmaya yönelik mali planların parlamentodan geçeceği beklentisini ve ilerleyen aylarda finansman ile toplumsal baskıların bir miktar hafifleyeceği öngörüsünü notu sabit tutmaya gerekçe olarak sunmuştu.