Türkiye imalat sanayisinin sağlığını ölçen en önemli öncü göstergelerden biri olan Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), yılın son çeyreğine ivme kaybederek başladı. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Ekim 2026 dönemi verilerine göre, eşik değer olan 50'nin altındaki seyir devam etti. Eylül ayında 47,9 olarak ölçülen manşet endeks, ekim ayında 47,3 seviyesine gerileyerek haziran ayından bu yana en düşük performansını sergiledi. Bu sonuçla birlikte, imalat sektöründe gözlemlenen zayıflama serisi 31 aya ulaşmış oldu.
Siparişlerdeki Daralma Derinleşiyor
Küresel ve yerel çaptaki zorlu ekonomik koşullar ile devam eden enflasyonist süreç, imalatçıların talep yaratma kapasitesini sınırlıyor. Verilere göre, Temmuz 2023 döneminde başlayan yeni siparişlerdeki yavaşlama eğilimi, ekim ayında son üç ayın en belirgin seviyesine çıktı. Yurt içi pazarın yanı sıra, dış talepteki zayıflık nedeniyle yeni ihracat siparişlerinde de ivme kaybı gözlemlendi. Talepteki bu belirgin geri çekilmeye yanıt olarak sanayiciler, üretim hacimlerini daha hızlı bir tempoyla kısmaya ve stok seviyelerini minimumda tutmaya odaklandı.
İstihdam Piyasasında "Ilımlı" Yavaşlama
Sektör genelinde iş yükünün hafiflemesi ve personelin kendi isteğiyle ayrılma eğilimleri, istihdam tarafında daralmanın sürmesine yol açtı. Ancak bu tablonun içindeki tek olumlu sinyal, iş gücü kaybının hız kesmesi oldu. Çalışan sayısındaki gerileme hızı, haziran ayından bu yana görülen en düşük seviyede gerçekleşti.
Raporun sonuçlarını değerlendiren S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, yüksek fiyat artışları ve teslimat gecikmelerinin büyüme üzerinde baskı yarattığını vurguladı. Harker, istihdamdaki azalışın görece ılımlı kalmasının ise, gelecek aylarda üretimdeki düşüş ivmesinin kırılabileceğine dair umut aşıladığını belirtti.
Kur ve Petrol Girdi Maliyetlerini Besliyor
Üreticilerin omuzlarındaki maliyet yükü, döviz kurlarındaki hareketlilik ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle artmaya devam ediyor. Ham madde fiyatlarındaki yukarı yönlü seyir, girdi enflasyonunu besleyen ana unsurlar olarak öne çıktı. Girdi maliyetlerindeki artış hızı eylül ayına kıyasla bir miktar yavaşlasa da, yıl içi ortalamalarının üzerindeki seyrini korudu. Maliyet baskılarının bir yansıması olarak, nihai ürün satış fiyatlarında da belirgin yukarı yönlü revizyonlar yapıldı. Öte yandan, lojistik süreçlerdeki malzeme eksiklikleri ve deniz taşımacılığındaki krizler tedarik sürelerini uzatsa da, ekim ayında bu aksamaların boyutunun sınırlı kaldığı raporlandı.
Sektörel Ayrışma: Sadece Bir Sektör Pozitif Ayrıştı
İSO Sektörel PMI verileri, sanayinin alt dallarındaki tabloyu da net bir şekilde ortaya koydu. Tıpkı eylül ayında olduğu gibi, izlenen 10 sanayi kolundan sadece giyim ve deri ürünleri sektöründe üretim artışı kaydedildi. Bu sektör, aynı zamanda gıda ürünleri sektörüyle birlikte hem toplam yeni siparişlerini hem de yeni ihracat siparişlerini artırabilen iki koldan biri oldu. Sektörel istihdam artışları da sadece bu iki grupla sınırlı kaldı.
Gıda üretimi genel hatlarıyla yeniden daralma bölgesine geçerken, üretim ve sipariş tarafında en keskin freni metalik olmayan mineral ürünler yaptı. Bu sektörü, daralma ivmesinde çok az bir farkla kara ve deniz taşıtları izledi.
Enflasyonist etkiler sektörel bazda da farklılık gösterdi. Girdi fiyatlarının en hızlı arttığı alanlar gıda ile kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler olurken, maliyet baskısını en az hisseden grup ağaç ve kağıt ürünleri oldu. Nihai ürün fiyat artışlarında ise zirveyi elektrikli ve elektronik ürünler aldı; bu sektördeki satış fiyatı artış hızı Şubat 2024'ten bu yana görülen en yüksek zirvesine ulaştı. Fiyat artışlarının en yavaş yaşandığı gruplar ise giyim ve deri ürünleri ile ana metal sektörleri oldu.
