Küresel Satış Baskısı Ons Altını 4.000 Dolar Altına İtti

​Uluslararası piyasalarda artan satış dalgası, değerli metallerde belirgin bir geri çekilmeyi beraberinde getirdi. Financial Times tarafından aktarılan verilere göre, perşembe günü yaşanan %2,8'lik sert kayba cuma günü yenileri eklendi ve ons altın 3.986,50 dolar seviyesini test etti. Böylece altın, haftalık bazda %3,3 oranında gerileyerek son ayların en zayıf performansını sergiledi.

​Sektörel bazda yapay zeka odaklı büyüme endişelerinin artması, sermayenin ABD Hazine tahvillerine ve alternatif güvenli liman araçlarına kaymasına yol açtı. Ancak genel riskten kaçış havasına rağmen altının da değer kaybetmesi, piyasa profesyonelleri tarafından yakından takip ediliyor.

​2008 Finansal Krizinden Bu Yana İlk Kez Görülüyor

​Piyasa analistleri, mevcut tabloyu alışılagelmiş ekonomik kalıpların dışında değerlendiriyor. Berenberg analistleri, tahvil getirilerinin hissedilir derecede düştüğü bir süreçte getiri sunmayan altının zayıf kalmasını son derece sıra dışı buluyor. Normal şartlarda faiz ve tahvil getirileri gerilediğinde güçlenmesi beklenen ons altındaki bu sert geri çekilme, satış baskısının boyutunu gözler önüne seriyor.

​Uzmanlar, altının faiz düşüşlerine yanıt veremeyerek bu derece baskılandığı son benzer dönemin, küresel finans krizinin derinleştiği Aralık 2008 tarihi olduğunu vurguluyor.

​Zirveden Kayıp Yüzde 20’yi Aştı, Eşik ETF'ler İçin Kritik

​Geçtiğimiz yıl yatırımcıların yoğun spekülatif talebiyle rekor üstüne rekor kıran altın, Ocak ayında 5.400 dolar seviyesinin üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek değerine ulaşmıştı. Ancak kâr satışları ve piyasadan çekilen fonlar nedeniyle fiyatlar zirve noktasına göre %20'den fazla değer kaybetti. Tüm bu gerilemeye rağmen; jeopolitik riskler, bütçe açıkları, enflasyon kaygıları ve resmi kurum alımları sayesinde altın, 2025 başındaki seviyelerine kıyasla halen yüksek alanda tutunmayı başarıyor.

​Öte yandan, 4.000 dolar altındaki kalıcı kapanışların altın borsa yatırım fonları (ETF) üzerindeki çıkışları hızlandırabileceği belirtiliyor. Madencilik sektörüne de yansıyan bu durum neticesinde, maden hisseleri son yedi ayın en kötü haftasını geride bırakırken BHP ve Rio Tinto gibi devlerin hisselerinde %8'i aşan değer kayıpları kayıtlara geçti.

​Faiz Beklentileri Yönü Değiştirdi, Merkez Bankaları Alımda

​Değerli metal üzerindeki ana baskı unsurlarından birine dikkat çeken CME Group Başekonomisti Erik Norland, piyasa aktörlerinin faiz indirimi beklentilerini faiz artışı olasılıklarıyla değiştirdiğini ifade etti. Yüksek faiz ortamının devam edeceği algısı, faiz getirisi olmayan altının cazibesini sınırlıyor. Dünya Altın Konseyi Kıdemli Piyasa Stratejisti John Reade de yüksek faizlerin yanı sıra tırmanan enerji maliyetlerinin tüketim tarafında altın talebini baskıladığını belirtti.

​Madalyonun diğer yüzünde ise merkez bankalarının stratejik alımları devam ediyor. Derlenen son verilere göre, merkez bankalarının aylık altın alımları Eylül ayında Kasım 2024'ten bu yana görülen en yüksek seviyesine ulaştı. Önümüzdeki süreçte faiz rotası, enerji fiyatları ve merkez bankası rezerv politikaları altının geleceğinde ana belirleyici olacak.